(Tempe, Arizona) (5 Nisan 2008)

13 Mayıs 2008 Salı

Gece gece Çiğdem'e Rockare'de çalacak cover bakıyoruz...

Ve hayatımda dinlediğim belki en eğlenceli Ozzy cover'ı çıkıyor karşıma:
Children Of Bodom - Shot In The Dark

Linkteki 30 saniyelik parçada nakarat yok ama şöyle bir şey:
"Shot in the dooaaarrgghhhhhh!!!!"

\m/

6 Mayıs 2008 Salı

King Kong

"King Kong Amerika'ya alışmış"

Ben fotoğrafı seksi fotoğraflar için tıklayınız gazetesi Milliyet'ten aşırdım. Onlar nerden aşırdı bilmiyorum.


23 Nisan 2008 Çarşamba

Raising Arizona

3. GÜN - 6 Nisan Cumartesi

Önce akşamdan kalmalar:

Ulan ne diyorsam burda Baykal'a. Hatırlamıyorum da. Ama "vay anasının ne diyosun" bakışı ancak bu kadar olabilir.

Sabah 8 buçuk gibi Grand Canyon'a yola çıkmayı kararlaştıran adamlar 2'ye doğru kalkarsa ne yaparlarsa biz de onu yaptık:

One and a half ben oluyorum. Eridi bir miktar; bir miktar daha erimesi gerek ama. Eskiden göbeğimi çektiğim zaman böyle görünüyordum.

Champaign'in soğuk havasından sonra nasıl güzel geldi havuza girmek anlatamam. Zaten uyumuşuz bir sürü, acıktırdı da.

Yedik.

Ve içtik.

Ve içtik.

İyi içtik.

Bunu sakın evinizde denemeyin. Yüklenin gelin, beraber içelim. Muhabbet olur hem.

Şekilde nadasa bırakılmış bir karaciğer görülmekte:

Baykal'la ertesi hafta konuştuğumuzda haftasonundan beri içmediğini söyledi. Ben de farklı durumda değildim.

Arizona'dan aklımda bir şey daha kaldı:
"KSLX... The Classic Rock Station."

Hell yeah!!
\m/

Arizona Dream

uuu...

İddialı oldu dream mream. Tam tatil gibi tatildi ama benim için, Baykal'ımı bilemem. Dream konusunda geri adım atmıyorum o yüzden. Zaten Tempe de (Phoenix'in dibinde hemen) Marmaris, İzmir vs. havasında. Tam bir tatil mekanı görünümünde.


Chicago havaalanında bu sefer Alabama eziyeti tekrarlanmadı, Phoenix uçağına binebildim. Uçtum, uçtum, uçtum... Saatimin pili bittiği için çalışmıyor, yanıma almadım. 4 saat boyunca yolun ne zaman biteceği hakkında hiç bir fikrim olmadan takıldım. Bitmedi o yüzden bir türlü.

İlk akşamdan fotoğraf yok. Yeme var, içme var, ortama ısınma var. Zaten yeteri kadar sıcak. El Diablo apartments beyaz kireç görünümlü duvarları ve evlerin arasındaki havuzuyla tatil köyü havasında. Buzdolabındaki 24 Corona'yla adeta çölde bir vaha. Dolu şişelerin haber değeri olmadığı için kendilerini görmek için biraz beklemeniz gerekecek.

2. GÜN - 5 Nisan Cuma

İkinci gün öğleden sonra Baykal şöyle bir soruyla daha geldi:

- Abi rakı içmeye çağırıyorlar. Ayrıca başka biri de partiye çağırıyor. Ne dersin?
- İçelim güzelleşelim.

Güliz derler bir arkadaş varmış. Derler ki rakı almış çağırıyormuş milleti. Ama önce karnımız doysun, rakıya altlık yapalım. Yukarda karnımızı doyururken, az aşağıda da altlık yaparken görülüyoruz. (Tişörtlere dikkat. Çok uyumlu bir çift olduk. "Beer is the proof that God loves us and wants us to be happy." yazıyor Baykal'ın tişörtünde de.)

Aşağıda da Güliz'in evinden nezih bir görüntü. Daha ilk kadehler. Müzik seçimi konusunda ağırlığımı koymamışım. Uyuz uyuz Kibariyeler, Müslüm Gürsesler, Sezen Aksular çalıyor. Herkeste bir durgunluk var.

Fotoğraftaki 5 kişiden 3 buçuğu bezmiş durumda. Halinden memnun olan bir Kathleen kızımız var. Ona da Türkçe ne versen değişik ve ilginç geldiği için oy hakkını çobanla bir tutmak istiyorum. Müzik arşivini kurcalayıp Burhan Öçal albümü bulduktan sonraki hal de aşağıdaki gibidir:

TRAKYA FOREVER!!!

Daha sonra komşular şikayet ettiği için saat 2 buçuk civarı polis partiyi basıp dağıttı. Güliz'e 90 gün uyarı cezası verdiler. 90 gün içinde bir daha polis gelirse 250 dolar ceza ödeyecekmiş. Adetmiş Amerika'da 91. gün parti yapılırmış. Hayırlısı...

Parti Baykal'ın dairesinde devam etti bu arada. Baykal milleti evine bırakmak üzere çıkıp ben de uyumak üzere kendime yer beğenirken hava aydınlanıyordu. Gündüzden kararlaştırdığımız üzere 8-9 gibi Grand Canyon'a yollanacaktık.

Bekle bizi Grand Canyon. Uyuyoruz!

22 Nisan 2008 Salı

Lovabulls

Çoooook meşgul bir insanım, kafamı kaşıyacak vaktim yok. Sallamıyorum o yüzden blog'u. Daha önemli işlerim var. (yerseniz)

İstek üzerine postların birincisi: Süfer zumla çekilmiş ponpon kızlar...

"Save the cheerleader, save the world!"

13 Nisan 2008 Pazar

Tempe, Arizona

Geçen haftasonu oradaydım. Yola çıkmadan önce Baykal'la şöyle bir konuşma geçti:

- Abi 24'lük bira alıyorum yeter mi?
- Ahahahahah!

Zaten haftasonunun güzel olacağının işaretiydi bu. Peki ben niye hala ne haltlar karıştırdığımızı yazmıyorum? Bir sürü fotoğraftan niye bir tane bile koymuyorum buraya?

Tembelim çünkü. Uzun uzun yazacağmı düşündükçe erteliyorum daha rahat bir zamanda yazayım diye. Böyle kısa kısa yazsam acaba daha mı rahat olur?

Sanki.